Şifanur
Gülistan
Üç Mescid
ANASAYFA FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ANKETLER ARŞİV İLETİŞİM PAYLAŞIM

BİR AYET - BİR HADİS

BİR AYET 

Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Siz içinizdekileri açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah onunla sizi hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine de azab eder. Allah her şeye kadirdir.(Bakara Suresi - 284)

   BİR HADİS

"Evimle minberimin arası, Cennet bahçelerinden bir bahçedir ve minberim havzımın üzerindedir." (bk. Buhârî, Fadlı Salati Mescidi Mekke, 5; Müslim, Hac, 92; Müsned, 2/36, 236, 450, 534; 4/41)

 
Niğde'nin Neyi Meşhur?

Niğde'nin Neyi Meşhur?

29 - Mart - 2013, 22:29

Saat Kulesi, Aladağlar , Bolkar Dağları ,Türkiye’nin Elma ve Patates Deposu , Kuşkayası Mezarlığı , Çiftehan Kaplıcaları

Saat Kulesi
 
Niğde il merkezinde kale burcu üzerinde bulunan saat kulesini Ziya Paşa 1866 yılında yaptırmıştır.

Saat Kulesi kesme taştan, sekizgen kaide üzerinde ve sekizgen gövdeli olarak yapılmıştır. Kulenin kaidesi gövdeden daha kalındır. Bu gövdenin üzeri iki silme ile üç bölüme ayrılmıştır. Bunun üzerinde demir parmaklıklı bir şerefeye yer verilmiştir. Şerefe üzerinde ise köşeleri içeriye doğru kavisli kübik görünümlü bir gövde eklenmiş, bunun üzerine de birbirlerine sivri kemerlerle bağlanmış dört sütunun taşıdığı bir köşk yerleştirilmiştir. Bu küçük köşkün üzeri de sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür.

Saat kadranı şerefe üzerindeki kübik gövdenin şehre bakan tarafına yerleştirilmiştir.
 
 
 
Aladağlar Kayseri - Niğde - Adana illeri arasında bulunan Aladağlar, bitki örtüsü ve hayvan çeşitleri bakımından zengin bir çeşitliliğe sahiptir, bu nedenle dağın 54.524 hektarlık bir bölümü 1995 yılında Milli park ilan edilmiştir.

Aladağlarda tırmanışlar için 3700 metre üzerinde üç doruk, 3000 metrenin üzerinde çok sayıda doruk olan dağ içinde bir çok gölün bulunduğu genişçe bir kazanı andırır. İlk baharda eriyen karlardan dolayı bir çok göl oluşur ama kurak yaz mevsiminde bir çok göl buharlaşıp yok olur. Sadece yer altı suyu ile beslenen bir kaç göl kalır.

Yükseklik             : 3756 m.

Konumu               :Niğde il sınırları içinde devam eden Toros dağ kıvrımlarının (Orta Toroslar) en yüksek doruklarıdır.

Tırmanış Zamanı :En uygun zaman Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ayları
 
Özellikleri            :Kalker kayalardan oluşmaktadır. Emli ve Barasama vadileri dışında ormanlık alan görülmez, Alpin bitki toplulukları gelişmiştir.

Ulaşım ve Konaklama :Aladağlara ulaşım için üç ana yol bulunmaktadır.

Batı Yönünden: Niğde'den araçla 1,5 saatte Çukurbağ veya Demirkazık köyüne gidilir. Bu köyde her tür otel hizmeti veren bir dağ evi vardır.

Güney Yönünden: Adana'dan Karsantıya buradan da Acıman veya Trak yaylarına gidilir.

Kuzey-Kuzeydoğu Yönünden: Kayseri'den Yahyalıya buradan da Barazama veya Büyük Çakır (Şelale) köylerine gidilir.

Malzemeler       :Normal Kamp Malzemeleri, İp, Emniyet Malzemeleri (Karabin, Sikke, Perlon Bant vb), -Kişisel Gereçler

Demirkazık Tırmanışı : Aladağların en yüksek zirvesi olan Demirkazık (3756 m.) tırmanışı için Çukurbağ köyünden yaya olarak 1,5 saat uzaklıktaki Sokulupınar kamp yeri olarak seçilir. Kamp yerinden doruğa tırmanış ve dönüş normal olarak 10-12 saat sürer. Aladağlara çok sayıda tırmanış yapacaklar Yedigöller Vadisini kamp yeri olarak seçmelidirler. Çukurbağ köyü-Yedigöller yaya 10-12 saattir. Yedigöllerden Emler Zirvesi, (3723 m) Kızılkaya (3723 m), Direktaş (3470 m) doruklarına çeşitli çıkış yollarından ulaşılır. Demirkazık Köyünde Özel İdarece yaptırılmış bulunan 100 yataklı yeni ve modern bir Dağ Evi bulunmaktadır. Burada yemek ve duş imkanı olduğu gibi, bir kütüphanesi ve dinlenme salonları da mevcuttur. Dağ evinden hareket edilerek Demirkazık ve Küçük Demirkazık (3425 m) zirvelerine tırmanmak mümkündür.

Ayrıca Çukurbağ köyünden hareketle 1,5-2 saatlik bir yürüyüş sonunda Emli vadisine varılır. Buradan da Kaldı (3734 m), Güzeller (3461 m) ve Alaca (3588 m) zirvelerine tırmanmak mümkündür.

Bolkar Dağları
Niğde’ye yüksek bir görünüm kazandıran yüksek dağlık ve tepelikleri, oluşum ve gelişimleri itibariyle üç grupta değerlendirilebilir.
Orta Torosları oluşturan ve Bolkar Dağları kuzeydoğu uzantıları ile,Aladağlar’ın güneybatı uzantıları arasında bulunan Ecemiş Koridoru ile birbirinden ayrılırlar. Bolkar Dağları’nda Medetsiz Tepesi (3524 m) ve Aladağlar’da Demirkazık Tepesi (3756 m) en yüksek noktaları oluştururlar.

İç Anadolu volkanizması içinde Aksaray ile Niğde arasında yer alan Hasandağı (3268 m), Keçeboyduran (2727 m), Niğde’nin yaslandığı Melendiz Dağı (2936 m) ve kuzeybatıda Göllüdağ (2143 m) başlıca volkanik dağlardır.
Ovalık alanların ortasında yükselen flüvial erezyon ile çevresinin aşındırılması sonucunda tek başına yüksek bir görünüm sunan farklı aşınma ile oluşan Misli ovası’nda görülen yassı Tumba tepe , Yumru tepe farklı aşınılma oluşup, Bor ovası Çukurkuyu – Altunhisar hattının bastısında görülen tepelikler volkanik kökenli olurken ; Karahöyük , Köşkhöyük , Kınıkören höyüğü, Misli ovasında Höyükhan höyüğü de tepelik alanlar olarak karşımıza çıkmakatadır.
 
 
 
Türkiye’nin Elma ve Patates Deposu
 
Niğde, antik adıyla “Nahita” bilinen 10 bin yıllık yerleşik hayatıyla önemli bir tarihi şehrimiz. İç Anadolu’nun Güneydoğusunda bulunan, Bolkar ve Aladağların ulu zirveleriyle süslenen, her köşesi nadide Selçuklu eserleriyle bezenmiş bu güzel ilimiz, Kapadokya’nın da kapısı konumunda.
Niğde, Kayseri-Adana Karayolu üzerinde bulunmakta; Türkiye’nin en önemli karayolu hatlarından birini oluşturan E5 Karayolu’na yalnızca 50 kilometre mesafede, Mersin Limanı’na da 200 kilometreden az bir uzaklıktadır. Nevşehir ve Kayseri Havaalanlarına oldukça yakındır. Kayseri-Adana Demiryolu ise Niğde’den geçmektedir. Niğde bu hat sayesinde, demiryolu ile Ankara ve İstanbul dahil, birçok ile bağlanmakta.
Adana, Konya, Kayseri ve Ankara gibi büyük merkezlere yakınlığı ve Kapadokya Bölgesi’nde yer alması, Niğde’nin önemini daha da artırmaktadır.
Niğde’de yaşayan halkın büyük bir kısmı tarım ve hayvancılıkla uğraşıyor. Bazı ürünler bakımından bu ilimiz ülkemiz çapında önde gelmektedir.
Niğde, elma ağacı sayısı bakımından ilk sırayı alıyor; ülke elma üretiminin yüzde 10’u bu ilde karşılanıyor. Niğde, patates üretiminde de önde gelerek, toplam üretimimizin yüzde 25’ini gerçekleştiriyor.
Özellikle son yıllarda modern tarıma daha çok önem verilirken, bodur meyvecilik gittikçe gelişiyor.
Her çeşit meyvenin yetiştirildiği Niğde’de 3 adet meyve suyu fabrikası bulunuyor.
Lahana ve kiraz üretiminde de önemli bir yer tutan Niğde’de seracılık çalışmaları da yapılıyor.

SANAYİDE ÖNEMLİ GELİŞMELER
Daha önce önem verilmeyen hayvancılık gittikçe gelişiyor. Özellikle hayvansal ürünlerin toplanması ve pazarlanmasına yönelik, son yıllarda ortaya çıkan kooperatifçilik girişimleri, ticari tesisler, hayvancılığın gelişmesine önemli katkılar yapmış. Bu alanda verilen teşvikler ve krediler de gelişmelere yol açmış.
Niğde, sanayide de büyük gelişmeler göstermiş, önemli sanayi kuruluşları kurulmuş. Milli markamız olan “Koyunlu” bu ilimizde bulunmakta. Niğde, ürettiği kaliteli iplik ile anılmaktadır. Niğde’deki tekstil tesisleri, dünyanın önemli markalarına hammadde üretirken, 3 meyve suyu fabrikası da üretimlerinin çoğunu ihraç etmektedir.
Otomotiv parçaları üretimi gibi, alanında Türkiye’nin en önemli firmalarından Ditaş AŞ de bu ilimizde bulunmakta.
Türkiye’nin ham deri üretiminin yüzde 10’u Bor ilçesinde yapılmakta, burada Organize Deri Sanayi Bölgesi kurulmuş.
Niğde’de kalsit, gümüş, jips, mermer ve altın yatakları bulunurken; Türkiye’deki kalsit üretiminin büyük bir kısmı bu ilimizde gerçekleşmekte ve çoğu ihraç edilmektedir.
112 köyün yolu asfalt, hepsinde içme suyu ve Köy Konağı bulunuyor, 104’ü de kanalizasyona kavuşmuş.
Eğitim Sağlık ve diğer yatırımlarıyla Niğde, son yıllarda önemli bir noktaya gelmiş.
Bütün bu tarihi eserleri ve güzelliklerine rağmen, ilin yeterince tanınmadığını söyleyen Niğde Valisi Alim Barut, bu konuya hız vereceklerini söylüyor.
Yapılmasına karar verilip başlanan, daha sonra vazgeçilen Niğde Havaalanı’nın, hiç olmazsa küçük uçakların iniş-kalkış yapabileceği şekilde yapımının yeniden programa alınması istenirken; turizm ve yatırımlar için bunun önemine değiniliyor.
Niğde içme suyunun Ecemiş Çayı’ndan bir an önce getirilmesi, yer altı suyunun tespitinin yapılması, yeni kuyu açılmasına izin verilmesi, barajlarda iyileştirme çalışmaları yapılması, kirliliğin önüne geçilmesi istenirken ve çevre illerin de ihtiyacını karşılayacak tıp fakültesinin açılması isteniyor.
 
                                                          
 
 
Kuşkayası Mezarlığı
Niğde'ye yaklaşık 40 km uzaklıktaki Karaltı Kasabası'nın yakınında bulunmaktadır. Kasabanın Güneybatısında bulunan kaya mezarları bir vadinin iki yamacında sıralanır.

Gümüşler Ören Yeri ve Manastırı: Niğde'ye 9 km. uzaklıktaki Gümüşler kasabasındadır.Bizans sanatının Anadolu'daki en güzel ve en iyi korunmuş eserlerinden biridir. 1973 yılında arkeolojik sit alanı kabul edilen manastır oldukça büyük ve geniş bir kaya kütlesi içine kazılmıştır.

Kaya oyuğu şeklinde dört sütunu bulunan kilisenin duvarlarını freskler kaplamaktadır. Kilisedeki fresklerin güçlü ve canlı anlatımları, barındırdığı yeraltı şehri, büyük mezarlık odası ve oldukça büyük kaya kütlesine kazılmış yerleşim birimleriyle birlikte arıtılmış savunma önlemleri nedeniyle Gümüşler ören yeri ve manastırı döneminin önemli din merkezlerinden biri olduğunu göstermektedir.


 
Çiftehan Kaplıcaları
 

Niğde’ye 75 km. uzaklıkta, Ulukışla-Adana yolu üzerinde bulunan Çiftehan Kaplıcası çeşitli kaynaklardan toplanan sulardan meydana gelmiştir. Suyun sıcaklığı 53 C, 49 C, 52 C ve 22 C arasında değişmektedir. Kaplıcadan saniyede toplam 20 lt. su çıkmaktadır. Genel olarak ifade etmek gerekirse, kaplıca tedavisinin mevsimi yoktur. Ancak gelenekler, bu konuda bir mevsim ortaya çıkarmıştır. Daha doğrusu, kişi, kendine uygun bir zaman seçmekle birlikte en uygun mevsim ve zaman ILKBAHAR ve SONBAHAR' dır . Azami kaplıcadan faydalanmak için ;

Çok geniş bir beslenme alanca sahip Çiftehane termal alanındaki termal kaynak Çiftehan fayına dik olarak kuzey, kuzeybatı yönlü faydan çıkmaktadır.Önceki yıllarda 3 adet termal su kaynağı bulunan kaplıcanın günümüzde doğal boşalım 2 noktadan oluşmakta ve ancak sondaj kuyusunda üretim olmadığı zamanlarda akis görülmektedir. Toplam debi 3lt/sn civarındadır.

1969 yılında İstanbul Tip Fakültesinin incelemelerinde termal kaynak sularının sıcaklarının 52 derece olarak ölçülmüş olup, daha sonraki ölçümlerde MTA tarafından 44,5 derece olarak belirlenmiştir.

Bu kaplıcadan romatizma, kadın hastalıkları, sinir hastalıkları, deri hastalıkları, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarının tedavisinde faydalanılmaktadır. Kaplıca çevresinde tesisler kurulmuştur. Suyu acı olup, tuz miktarı azdır. Bu yüzden de böbreklerin çalışmasında etkili olmaktadır.


Romatizmalılar, nevraljiler ve seker hastaları için yaz ayları, mide, bağırsak, karaciğer ve sinirle ilgili hastalıklar için de ilkbahar ve sonbahar ayları daha uygun mevsimdir. Bir yılda iki kez kaplıca tedavisinde, mayıs ve eylül ayları seçilebilir.
Kaplıca bir hamam değildir. Şifa gücüne sahip yeraltı su kaynağı ve birer sağlık yurdudur. Bu nedenle, o kaynaktan fışkıran suların nasıl ve nerelerde kullanıldığını oralara gidenlerin biraz olsun bilip öğrenmelerinde her zaman yarar vardır.
Ülkemiz ikliminin sertliği nedeniyle, ayrıca her kaplıcada kaloriferli otellerin olmayışı yüzünden insanlarımız, kaplıcalara çoğunlukla yaz aylarında gitmeyi tercih etmektedir.
Tedavi süresi:

Kaplıca tedavisinin önemli konularından biri de, kaplıcada kaç gün kalınacağıdır. Bu süre 21 gün olmakla birlikte halkımız genellikle kaplıca tedavisini 15 gün olarak uygular. İçme tedavisi de öteden beri 3 gün olarak yapılır.
Genellikle üç haftalık ve 21 banyoluk kürlerin tedavi edici etkisi olduğu, uzmanların ortak görüsüdür. Öte yandan, özel durumları dikkate alınırsa, her kişiyi 21 gün kaplıcada tutmanın mümkün olmadığı da düşünülmelidir.
Kaplıca tedavisinin çok uzun süre devam etmesi de sakıncalıdır. Hastanın alıştığı bir çevreden ayrı, disiplinli ve yorucu tedavilerle geçen bir hayat tarzı, hastalarda ruhi bunalımlar yaratabilir.
Hastalar, içme ve kaplıcalara karsı bir tiksinti ve isteksizlik duymaya baslar. Önemli görülen hastalıklarda, tedavi süresini, çoğunlukla kaplıca hekimi ayarlayabilir. Her hastanın durumu değişik olduğundan, tüm hastalara ayni süre ve ayni çeşit tedavinin uygulanamayacağı açıktır.

Banyoların Süresi:

Kaplıcada ilk banyonun, on dakikalık bir süreyi kapsaması genellikle kabul edilmiştir. İkinci günden itibaren bu süre arttırılır ve yârim saate kadar uzatılır görüsü ağırlıktadır.

Suyun Sıcaklığı: 43 ila 53 derece arasındadır.

Kaplıca Krizi:

Termal Krizi veya Banyo Reaksiyonu da denir. Kaplıcada tedaviye başlandıktan birkaç gün sonra bazı hastaların hiç sebep yokken rahatsızlık duymalarına verilen addır.
Kaplıca Krizi, kiriklik, bas ağrısı, basit olaylar karsısında çok sinirlenmek uykusuzluk, nabzın fazla atisi, tansiyon düşmesi ya da yükselmesi, iştahsızlık, paslı dil, kabızlık veya ishal seklinde kendini gösterir. Romatizmalılarda hasta organlarında rahatsızlık artar, mafsallar ağrır ve şişer. Kaplıca krizinin nedenleri henüz uzmanlarca tam belirlenememiştir.

Bu krizin tedavi ile bir ilişkisi olmadığı, bazı insanların kaplıcaya karsı gösterdiği bir tepki olduğunda fikir birliğine varılmıştır.

Normal olarak bir-iki gün süren bu rahatsızlıklar, kendiliğinden kaybolur, hasta yeniden banyolara devam edebilir.
Bunun dışında bir de "Kaplıca Sonu Yorgunluğu" olarak bilinen bir durum söz konusudur. Hasta, kaplıca kürünü bitirip evine döndüğünde hafif bazı rahatsızlıklar duyabilir. Genellikle evde kısa süreli bir dinlenme ile geçer. Her durumda doktorunuza danışmanızda fayda vardır.
Dikkat Edilecek Hususlar:

Tedavi süresince vücudunuzu üşütmemeli, yün elbise, kalın çorap ve kapalı ayakkabı giymelisiniz.
Banyolar, kesinlikle sabahları aç karnına ya da hafif bir kahvaltıdan bir saat sonra veya aksamları yemekten iki saat önce alınmalıdır.
Banyodan sonra biraz dinlenme ve istirahat gerekir. Yatakta terleme süresi geçmeli, terli çamaşırlar değiştirildikten sonra kısa bir yürüyüş yapmalıdır.
Banyolara tok karnına girmek sakıncalıdır.
Dört-beş banyodan sonra özellikle içme için tedavide kasınmaya benzer durumlar ortaya çıkabilir. Bunlar önemsizdir. Bir süre sonra kaybolur.

Günde en çok iki banyo tercih edilmelidir. Ağır hamur tatlılardan uzak durmalı, yağsız ızgara ve haşlamalar yenilmelidir. Özellikle taze ekmekten kaçınmalıdır. Bol sebze yemekleri ve meyve yemenin faydaları bilinmektedir.

Sıvı ihtiyacını maden sularından veya normal içme suyundan karşılamakta fayda vardır. Şişelerde satılan meyve sularından ve esanslı gazozlardan kaçınmalıdır.

Hangi Kaplıcaya Gidilmeli ?

Kaplıca seçiminde genellikle uygulanan yöntem; daha önce şifa bulan bir yakinimizin önerisi ya da belli bir rahatsızlığa iyi geldiği yaygınlaşmış bir kaplıcanın seçimi seklinde olmaktadır.
Gerçekte bilim dünyasının vardığı genel kani, her kaplıcanın faydalı olduğu, gerçek kıyaslamanın ise ancak kimyasal ve fiziksel özelliklerinin bilinmesiyle yapılabileceğidir.
Bu açıdan bakınca, kaplıca seçiminde etken olması gereken temel faktörlerin sahip olduğunuz maddi imkânlar, kaplıcanın yasadığınız yere uzaklığı, şifalı suyun niteliği, isi derecesi, iklim durumu ve yöredeki sosyal tesisler olduğunu kabul edebiliriz.
Uzmanların Tavsiyeleri:

Konunun uzmanları özellikle aşağıda belirteceğimiz durumlarda kaplıca tedavisini sakıncalı bulmaktadırlar :

* Ameliyat geçirmiş ve henüz yarası kapanmamış olanlar,
* Ateşli hastalıklara tutulanlar,
* Kanamalı hastalıkları olanlar,
* Kanserliler,
* Akciğer tüberkülozuna tutulmuş olanlar,
* Hamile ve loğusa kadınlar,
* Regl dönemindeki kadınlar,
* Sirozlular,
* İdrar zorluğu olanlar,
* Yüksek ve değişken tansiyonu olanlar,
* Saralılar,
* Zararlı akil hastaları,
* Astım hastaları.

Bu haber 6904 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

81 İLİMİZ

Manisa'nın Neyi Meşhur?

Manisa'nın  Neyi Meşhur? Sard Antik Kenti ,Mesir Macunu ,Spil Dağı Milli Parkı ,Üzüm ve Tütün Üretimi ,Soma’nın Linyiti ,Ağlayan Kaya, Murad...

Van'ın Neyi Meşhur?

Van'ın Neyi Meşhur? Van Kedisi, Akdamar Adası, Van Gölü ,Hoşap Kalesi, Muradiye ve Bendimahi Şelaleleri

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Web Sitemizi Beğendiniz mi?





Tüm Anketler

NAMAZ VAKTİ

Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.© 2010 www.sifanur.com